Martılar suskun, sade uçmakta.
Vapurlar, bilmem kaçıncı seferini yapmakta.
Zaman derinden, boğaz gibi, usul usul akıyor.
Bilmiyorsun papatyam, belki Üsküdar yanıyor.
Hazansı gözlerin, nemli ve isyankar.
Ya ateş kokan renklerin, beyaza inat.
Kaybolmuş gibisin papatyam,
Anlam mı arıyorsun hayatta, nerdesin!
Ki sen papatyam; hani kasımda açmıştın.
Sonbahara bir neşe sanki bir bahar salmıştın.
Daha zamanın yirmibirinde, ya o hüznün nedir?
Ki sen papatyam; şafakta hüznümü almıştın..
Pembeye çalan beyazınla kalksan ve doğrulsan,
Uçsan öyle mis gibi papatyadan kanatlarla.
Sonra konsan öyle bir başına, yanı başıma.
Başlasan, yazsan yeniden, tertemiz hatıralarla...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder